Bu ünitede bir gün baştan sona anlatılır. Önce 20'den 100'e kadar sayılar, sonra saat söyleme öğrenilir: saat kaç, ders saat kaçta başlıyor, saat kaçta yatılıyor. En sonda sabahtan akşama günlük işler anlatılır.
Ünite bitince bir arkadaşa "Saat kaçta kalkıyorsun?" diye sorulabilir ve kendi günü saat saat anlatılabilir.
Bu üniteden önce
- sınıfta Das bin ich ünitesinde 0–20 sayılar, Der Schulalltag ünitesinde "um acht Uhr", günler ve günün zamanları öğrenildi. Meine Hobbys ünitesindeki liest ve fährt gibi değişen fiiller bu ünitede de var.
Bölüm 1 / 5
Sayılar 20–100 Die Zahlen
Onluklar
zwanzig (TSVAN-tsih)20
dreißig (DRAY-sih)30
vierzig (FÎR-tsih)40
fünfzig50
sechzig (ZEH-tsih)60
siebzig (ZÎP-tsih)70
achtzig80
neunzig90
hundert, einhundert100
- Onlukların çoğu -zig ile biter. Yalnız 30 farklı yazılır: dreißig.
- 13–19'daki kısalmalar burada da var: sechzig (sechs'in s'si düşer), siebzig (sieben'in -en'i düşer).
21–99
Kural
einundzwanzig = 1 + 20
Almancada iki basamaklı sayılar ters söylenir: önce birler, sonra und, sonra onlar. 21 = einundzwanzig ("bir ve yirmi"). Sayı bitişik yazılır.
| Sayı | Almanca | Parçalar |
|---|---|---|
| 21 | einundzwanzig | ein + und + zwanzig |
| 25 | fünfundzwanzig | fünf + und + zwanzig |
| 32 | zweiunddreißig | zwei + und + dreißig |
| 47 | siebenundvierzig | sieben + und + vierzig |
| 66 | sechsundsechzig | sechs + und + sechzig |
| 78 | achtundsiebzig | acht + und + siebzig |
| 99 | neunundneunzig | neun + und + neunzig |
- 1 bileşik sayıda ein olur, eins olmaz: einundzwanzig, einunddreißig.
- Birler kısmında sechs ve sieben kısalmaz: sechsundsechzig, siebenundsiebzig.
- Türk öğrencinin en sık hatası sırayı çevirmektir: 25 "zwanzigfünf" değil, fünfundzwanzig.
Kalıplar
Wie alt ist dein Opa? – Er ist siebzig.Deden kaç yaşında? – Yetmiş.
Das Buch hat hundert Seiten.Kitap yüz sayfa.
In meiner Klasse sind achtundzwanzig Schüler.Sınıfımda yirmi sekiz öğrenci var.
Meine Telefonnummer ist null fünf drei …Telefon numaram sıfır beş üç …
Diyalog: Sınıfta sayı oyunu
Clara, wie viel ist zwanzig plus fünfzehn?Clara, yirmi artı on beş kaç eder?
Fünfunddreißig!Otuz beş!
Richtig! Und neunzig minus zwölf?Doğru! Peki doksan eksi on iki?
Hmm … achtundsiebzig.Hımm … yetmiş sekiz.
Super! Jetzt du.Süper! Şimdi sen.
Wie viel ist fünfzig plus fünfzig?Elli artı elli kaç eder?
Das ist leicht: hundert!Bu kolay: yüz!
Bölüm 2 / 5
Saatler Die Uhrzeiten
Kelimeler
die Uhr, die Uhrensaat
die Minute, die Minutendakika
die Stunde, die Stundensaat (süre), ders saati
halbbuçuk (bir sonraki saatin yarısı)
das Viertelçeyrek
nachgeçe
vorkala
umsaat …'de
wann?ne zaman?
früherken
spätgeç
Kalıplar
Wie spät ist es?Saat kaç?
Wie viel Uhr ist es?Saat kaç?
Es ist acht Uhr.Saat sekiz.
Es ist Viertel nach acht.Sekizi çeyrek geçiyor.
Es ist halb neun.Saat sekiz buçuk.
Es ist Viertel vor neun.Dokuza çeyrek var.
Wann beginnt der Unterricht? – Um acht Uhr.Ders ne zaman başlıyor? – Saat sekizde.
Danke schön!Çok teşekkürler!
Kural
halb neun = 8:30
halb bir sonraki saatin yarısıdır. Türkçede "sekiz buçuk" denir, Almancada "dokuzun yarısı": halb neun. Bu yüzden halb'den sonra hep bir sonraki saat gelir.
| Saat | Almanca | Türkçe |
|---|---|---|
| 8:00 | acht Uhr | sekiz |
| 8:05 | fünf nach acht | sekizi beş geçiyor |
| 8:15 | Viertel nach acht | sekizi çeyrek geçiyor |
| 8:20 | zwanzig nach acht | sekizi yirmi geçiyor |
| 8:30 | halb neun | sekiz buçuk |
| 8:40 | zwanzig vor neun | dokuza yirmi var |
| 8:45 | Viertel vor neun | dokuza çeyrek var |
| 8:55 | fünf vor neun | dokuza beş var |
- Günlük konuşmada "Uhr" yalnız tam saatte söylenir: acht Uhr. "halb neun Uhr" denmez.
- Resmî saatte (otobüs, televizyon, okul programı) sayılar art arda okunur: 8:30 = acht Uhr dreißig, 14:15 = vierzehn Uhr fünfzehn.
- "Saat kaçta?" sorusunun cevabı um ile başlar: um acht Uhr, um halb neun.
- Kitapta "Um acht Uhr fängt der Unterricht an." kalıbı da geçer: anfangen = beginnen (başlamak).
Diyalog: Otobüs durağında
Entschuldigung, wie spät ist es?Affedersiniz, saat kaç?
Es ist Viertel nach sieben.Yediyi çeyrek geçiyor.
Oh! Wann kommt der Bus?Eyvah! Otobüs ne zaman geliyor?
Um halb acht.Yedi buçukta.
Und wann beginnt die Schule?Peki okul ne zaman başlıyor?
Um acht Uhr. Kein Problem, das ist nicht spät.Saat sekizde. Sorun yok, geç değil.
Danke schön!Çok teşekkürler!
Bölüm 3 / 5
Günlük işler Mein Alltag
Kelimeler
aufstehenkalkmak
frühstückenkahvaltı yapmak
in die Schule gehenokula gitmek
nach Hause kommeneve gelmek
zu Mittag essenöğle yemeği yemek
Hausaufgaben machenödev yapmak
fernsehentelevizyon izlemek
die Zähne putzendişlerini fırçalamak
ins Bett gehenyatmak
schlafenuyumak
das Frühstückkahvaltı
das Mittagessenöğle yemeği
das Abendessenakşam yemeği
das Brot, der Käseekmek, peynir
das Gemüse, die Kartoffelsebze, patates
der Fisch, die Pizza, die Spaghettibalık, pizza, spagetti
Kalıplar
Wann stehst du auf?Saat kaçta kalkıyorsun?
Ich stehe um sieben Uhr auf.Saat yedide kalkıyorum.
Um halb acht frühstücke ich.Yedi buçukta kahvaltı yapıyorum.
Am Nachmittag mache ich Hausaufgaben.Öğleden sonra ödev yapıyorum.
Am Abend sehe ich fern.Akşam televizyon izliyorum.
Um zehn Uhr gehe ich ins Bett.Saat onda yatıyorum.
Guten Appetit!Afiyet olsun!
Gute Nacht! Bis morgen!İyi geceler! Yarın görüşürüz!
Kural
Ich stehe um sieben Uhr auf.
aufstehen ayrılan bir fiildir: cümlede ön ek (auf) ayrılıp en sona gider. Fiilin kendisi (stehe) ikinci sırada kalır. fernsehen de böyledir: Ich sehe am Abend fern.
| Mastar | Cümlede | Türkçe |
|---|---|---|
| aufstehen | Ich stehe um sieben Uhr auf. | Saat yedide kalkıyorum. |
| fernsehen | Er sieht am Abend fern. | Akşam televizyon izliyor. |
| anfangen | Die Schule fängt um acht an. | Okul sekizde başlıyor. |
Kural
Um sieben Uhr stehe ich auf.
Zaman cümlenin başına gelirse fiil yine ikinci sırada kalır ve özne fiilden sonra gelir: Ich stehe um sieben auf. → Um sieben stehe ich auf.
| Kişi | essen | schlafen | fernsehen |
|---|---|---|---|
| ich | esse | schlafe | sehe fern |
| du | isst | schläfst | siehst fern |
| er / sie | isst | schläft | sieht fern |
| wir | essen | schlafen | sehen fern |
| ihr | esst | schlaft | seht fern |
| sie / Sie | essen | schlafen | sehen fern |
- essen, schlafen ve sehen'de du ve er/sie ile sesli harf değişir: du isst, er schläft, er sieht fern.
- Dişler çoğuldur: der Zahn, die Zähne. Ich putze meine Zähne.
Daha fazlası: Ayrılan fiiller · Cümle dizilişi
Diyalog: Yurt dışındaki arkadaşla görüntülü görüşme
Hallo Asya! Wann stehst du am Montag auf?Merhaba Asya! Pazartesi saat kaçta kalkıyorsun?
Ich stehe um halb sieben auf. Die Schule beginnt um Viertel nach acht.Altı buçukta kalkıyorum. Okul sekizi çeyrek geçe başlıyor.
Und wann kommst du nach Hause?Peki eve ne zaman geliyorsun?
Um halb vier. Dann esse ich und mache Hausaufgaben.Üç buçukta. Sonra yemek yiyorum ve ödev yapıyorum.
Siehst du am Abend fern?Akşam televizyon izliyor musun?
Manchmal. Aber ich lese lieber. Um zehn Uhr gehe ich ins Bett.Bazen. Ama okumayı daha çok severim. Saat onda yatarım.
Ich auch! Gute Nacht, Asya!Ben de! İyi geceler Asya!
Okuma: Toprak'ın cumartesi günü
Am Samstag stehe ich spät auf, um neun Uhr.Cumartesi geç kalkarım, saat dokuzda.
Um halb zehn frühstücken wir: Brot, Käse, Oliven und Tee.Dokuz buçukta kahvaltı yaparız: ekmek, peynir, zeytin ve çay.
Am Nachmittag spiele ich Fußball mit meinen Freunden.Öğleden sonra arkadaşlarımla futbol oynarım.
Um sieben Uhr essen wir zu Abend. Heute gibt es Fisch.Saat yedide akşam yemeği yeriz. Bugün balık var.
Am Abend sehe ich ein bisschen fern. Um elf Uhr schlafe ich.Akşam biraz televizyon izlerim. Saat on birde uyurum.
Bölüm 4 / 5
Telaffuz Aussprache
-zehn mi, -zig mi?
| 13–19 | 30–90 | Fark |
|---|---|---|
| dreizehn (DRAY-tsên) | dreißig (DRAY-sih) | -zehn: uzun e · -ßig: s + ince ch |
| vierzehn (FÎR-tsên) | vierzig (FÎR-tsih) | -zehn: "tsên" · -zig: "tsih" |
| sechzehn (ZEH-tsên) | sechzig (ZEH-tsih) | aynı kural |
| siebzehn (ZÎP-tsên) | siebzig (ZÎP-tsih) | aynı kural |
Sondaki -ig ince "ih" gibi okunur: zwanzig (tsvan-tsih), dreißig (dray-sih). Güneyde ve Avusturya'da "-ik" diye söylendiği de duyulur; ikisi de anlaşılır.
Uzun sayılar
- Uzun sayı parçalar hâlinde, yutmadan söylenir: vier-und-vier-zig, sechs-und-acht-zig.
- und kısa ve hafif söylenir, konuşmada "un" gibi duyulabilir; yazıda hep und vardır.
Vurgu ve ritim
- Ayrılan fiillerde vurgu ön ektedir: AUF-ste-hen, FERN-se-hen, AN-fan-gen. Cümlede de ön ek vurgulu kalır: Ich stehe um sieben AUF.
- Saat söylerken saat bilgisi vurgulanır: Um ACHT Uhr beginnt die Schule.
- frühstücken: FRÜH-stü-cken (ilk hece).
Sesler: dinle ve tekrarla
| Ses | Örnekler | Okunuş |
|---|---|---|
| ß | dreißig, heiße | keskin s |
| ä | schläft, Zähne | e |
| ü | frühstücken, fünfzig | ü |
| ie | vier, sieht, liest | uzun î |
| z | zwanzig, Zähne | ts |
Ritimle söyle
Ich stehe um sieben auf.Yedide kalkarım.
Ich frühstücke um halb acht.Yedi buçukta kahvaltı yaparım.
Um acht beginnt die Schule.Sekizde okul başlar.
Um zehn gehe ich ins Bett.Onda yatarım.
Kısa tekerleme
Dreizehn Drachen, dreißig Drachen!-zehn / -ßig
Zwanzig Zebras putzen zwanzig Zähne.z = ts
Bölüm 5 / 5
Tekrar ve proje Wiederholung
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru | Neden |
|---|---|---|
| zwanzigfünf | fünfundzwanzig | Önce birler, sonra und, sonra onlar. |
| einsundzwanzig | einundzwanzig | Bileşik sayıda ein. |
| dreizig | dreißig | 30 ß ile yazılır. |
| halb acht (8:30 için) | halb neun | halb bir sonraki saatin yarısı. |
| Ich aufstehe um sieben. | Ich stehe um sieben auf. | Ön ek sona gider. |
| Um sieben ich stehe auf. | Um sieben stehe ich auf. | Fiil ikinci sırada kalır. |
| Er esst Pizza. | Er isst Pizza. | essen: du isst, er isst. |
| Er schlaft lange. | Er schläft lange. | schlafen: er schläft. |
| Ich gehe in acht Uhr. | Ich gehe um acht Uhr. | Saat için um. |
Proje: Günüm saat saat
Bir okul gününün planı tabloya yazılır. Sonra tablodan beş cümle kurulur. En az iki cümle saatle başlar: "Um sieben Uhr stehe ich auf."
| Uhrzeit | Was mache ich? |
|---|---|
| ______ | aufstehen |
| ______ | frühstücken |
| ______ | in die Schule gehen |
| ______ | nach Hause kommen |
| ______ | Hausaufgaben machen |
| ______ | fernsehen / lesen / spielen |
| ______ | ins Bett gehen |
Örnek ve kontrol
Ich stehe um Viertel vor sieben auf. Um sieben Uhr frühstücke ich. Um halb acht gehe ich in die Schule. Am Nachmittag mache ich Hausaufgaben. Um halb zehn gehe ich ins Bett.
Kontrol: Ayrılan fiilde ön ek sonda mı (stehe … auf, sehe … fern)? Saatle başlayan cümlede fiil ikinci sırada mı? halb doğru saatle mi kullanıldı?
Öğretmenler için
Kazanımlar (TYMM 2025, 6. sınıf 2. tema)
- DE.6.2.H1.1, H1.2: diyaloglardan önce sahne (sayı oyunu, otobüs durağı, görüntülü görüşme); sayı ve saat bilgisini yakalama
- DE.6.2.P3.1: telaffuz bölümü; -zehn/-zig ayrımı, uzun sayılar, ayrılan fiil vurgusu, ß, ä, ü
- DE.6.2.L2.1, L2.3: "Toprak'ın cumartesi günü" okuma metni ve sorusu
- DE.6.2.W2.1: 20–100 sayılar, saat kelimeleri, günlük işler, öğünler
- DE.6.2.G1.1: um … Uhr, halb, Viertel nach/vor; aufstehen, fernsehen, anfangen; isst, schläft, sieht; zaman başta devrik cümle
- DE.6.2.S4.1: proje, günlük plan ve cümleler
- DE.6.2.SP3.1, SP3.3: kalıplar ve ritim; arkadaşın gününü sorma
Sınıf oyunları
- Bingo: Öğrenciler 3 × 3 tabloya 20–100 arası dokuz sayı yazar. Öğretmen sayıları Almanca okur; ilk dolduran "Bingo!" der ve sayıları Almanca okuyarak kontrol ettirir.
- Saat kaç?: Tahtaya bir saat yazılır (ör. 7:45). İlk doğru söyleyen öğrenci ("Viertel vor acht") bir sonraki saati yazar.
- Kim bu?: Bir öğrenci gününü üç cümleyle anlatır ama adını söylemez; kâğıtlar karıştırılır, sınıf kimin günü olduğunu tahmin eder.
Not: Program "zehn nach drei" gibi dakikalı saatleri de sayıyor; tabloda beşer dakikalık örnekler verildi.
Ünitedeki diyaloglar, adlar ve örnekler bu site için yazıldı; ders kitabındaki metinler kullanılmadı.
Hazırlayan: Fatih Ün, Almanca Öğretmeni · Son güncelleme: