Konjunktiv 2

KONJUNKTIV 2 (DİLEK – ŞART KİPİ)

Dilek Şart Kipi (Konjunktiv 2) gerçekte olmayan, olması arzulanan, hayal edilen olayları anlatan bir yapıdır. Dilek – Şart Kipinde (Konjunktiv) sadece iki zaman vardır.

  1. Şimdiki Zaman (Gegenwart)
  2. Geçmiş Zaman (Vergangenheit)

 

  1. Şimdiki Zaman (Gegenwart)

Konjunktiv şimdiki zamanda zayıf fiillerin Präteritum halleri kullanılır. Günlük hayatta zayıf fiillerin Präteritum halleri yerine “würden” yapısı kullanılır. Dilek – Şart Kipinin şimdiki zaman yapısı hem günümüzde hem de gelecekteki durumlar için kullanılır.

 

ZAYIF FİİLLERİN DİLEK – ŞART KİPİNE (KONJUNKTİV 2) GÖRE ÇEKİMLERİ

Personal Pronomen

machen

sagen

lernen

arbeiten

erholen

freuen

zeigen

ich

machte

sagte

lernte

arbeitete

erholte

freute

zeigte

du

machtest

sagtest

lerntest

arbeitetest

erholtest

freutest

zeigtest

er – sie – es

machte

sagte

lernte

arbeitete

erholte

freute

zeigte

wir

machten

sagten

lernten

arbeiteten

erholten

freuten

zeigten

ihr

machtet

sagtet

lerntet

arbeitetet

erholtet

freutet

zeigtet

sie

machten

sagten

lernten

arbeiteten

erholten

freuten

zeigten

Sie

machte

sagten

lernten

arbeiteten

erholten

freuten

zeigten

 

Karışık ve kuvvetli fiillerde fiillerin Präteritum halleri kullanılır. Dilek – Şart kipinde bütün fiiller birinci ve üçüncü tekil şahıslara (Ich – er, sie, es) göre çekimlerinde “-e” takısı almalıdır. Präteritumda sonu “-e” ile bitmeyen bütün fiillerin sonuna “-e” takısı getirilir. Ayrıca kökünde a, o, u gibi kalın ünlü bulunan fiiller Umlaut alarak incelir.

 

KARIŞIK VE KUVVETLİ FİİLERE GÖRE FİİLLERİN ÇEKİMLERİ

Personal Pronomen

fallen

fangen

beginnen

graben

saugen

treiben

treten

ich

fiele

finge

begänne

grübe

söge

triebe

träte

du

fielest

fingest

begännest

grübest

sögest

triebest

trätest

er – sie – es

fiele

finge

begänne

grübe

söge

triebe

träte

wir

fielen

fingen

begännen

grüben

sögen

treiben

träten

ihr

fielet

finget

begännet

grübet

söget

triebet

trätet

sie

fielen

fingen

begännen

grüben

sögen

trieben

träten

Sie

fielen

fingen

begännen

grüben

sögen

trieben

träten

 

Yukarıdaki tabloda fiillerin Präteritum halleri kullanıldı ve Präteritum hallerinin sonu “-e” ile bitmeyen bütün fiillerin sonuna “-e” harfi getirildi. Ayrıca “a,o,u” kalın ünlü harfler Umlaut alarak inceldi.

*** Fiillerin Konjunktiv 2 de aldıkları ekler tabloda koyu renkle belirtilmiştir.

MODAL FİİLLERE GÖRE ÇEKİMLER

Personal Pronomen

dürfen

können

mögen

müssen

sollen

wollen

ich

dürfte

könnte

möchte

müsste

sollte

wollte

du

dürftest

könntest

möchtest

müsstest

solltest

wolltest

er – sie – es

dürfte

könnte

möchte

müsste

sollte

wollte

wir

dürften

könnten

möchten

müssten

sollten

wollten

ihr

dürftet

könntet

möchtet

müsstet

solltet

wolltet

sie

dürften

könnten

möchten

müssten

sollten

wollten

Sie

dürften

könnten

möchten

müssten

sollten

wollten

 

*** “Wollen ve Sollen” modal fiilleri Konjunktiv 2’de umlaut almaz.

*** Kuvvetli fiiller genellikle Präteritumda genellikle “-e” ile bitmezler. Fiillerin Präteritum halinden sonra sonlarına “-e” takısı getirilir ve içinde kalın ünlü olanlar da “Umlaut” alır.

Infinitiv

Präteritum

Konjunktiv 2

sein

war

wäre

geben

gab

gäbe

kommen

kam

käme

gehen

ging

ginge

 

*** Yukarıdaki tabloda fiillerin Präteritum hallerinin sonunda “-e” takısı yoktur. Bu yüzden Konjunktiv 2 yapılırken fiillerin Präteritum hallerinin sonuna “-e” takısı getirildi ve kalın ünlüler “Umlaut” aldı.

*** Kurala uymayan istisnai fiiller vardır.

Infinitiv

Präteritum

Konjunktiv 2

verderben

verdarb

verdürbe

helfen

half

hülfe

kennen

kannte

kennte

stehen

stand

stünde

sterben

starb

stürbe

werfen

warf

würfe

 

 

  1. Geçmiş Zaman (Vergangenheit)

Konjunktiv 2 geçmiş zamanda Partizip Perfekt ve Perfekt’te aldığı yardımcı fiillerin Konjunktiv 2 şekilleri kullanılır.

hätte / wäre + V3

 

Personal Pronomen

haben

sein

ich

hätte

wäre

du

hättest

wärst / wärest

er – sie – es

hätte

wäre

wir

hätten

wären

ihr

hättet

wäret

sie

hätten

wären

Sie

hätten

wären

 

“haben ve sein” yardımcı fiillerin Konjunktiv 2 çekimleri tablodaki gibidir.

 

Beispiele:

– Wenn ich Buch gelesen hätte, wäre ich ein Weiser gewesen.

(Kitap Okusaydım alim olurdum.)

 

*** Buraya kadar Konjunktiv 2 yapısının nasıl oluşturuldu anlatılmıştır. Buradan itibaren Konjunktiv 2 nin kullanıldığı yerler anlatılacaktır.

HÖFLICHE ANREDE (KİBAR İFADELER)

 

Kibar ifadeler yabancılarla konuşmalar sırasında kullanılır. Genellikle, restoranlarda, alış veriş mağazalarında, yolda, bankada postanede, vs. kullanılır.

Kibarca İfadelerde soru sorarken Modal fiillerin Konjunktiv 2 halleri ya da “würden” yardımcı fiili kullanılır.

 

Beispiele (Örnekler)

– Möchten Sie etwas trinken? (Bir şey içmek ister misiniz?)

– Dürfte ich Sie fragen, wo die Post ist? (Postanenin nerede olduğunu sorabilir miyim?)

– Das wäre sehr nett von Ihnen! (Çok kibarsınız.)

– Würden Sie uns bitte 3 Tasse Kaffee bringen? (Bize 3 fincan kahve getirir misiniz?)

– Dürfte ich hier parken? (Buraya park edebilir miyim?)

– Dürfte ich Sie bitten, die Tür zuzumachen. (Kapıyı kapatmanızı rica edebilir miyim?)

– İch hätte mich um 20 Uhr einen Platz reservieren lassen. (Saat 8’de bir yer ayırtacaktım.)

 

IRREALE BEDINGUNG (GERÇEK OLMAYAN ŞART)

 

Gerçek olmayan Şart cümleleri Şimdiki Zaman ve Geçmiş Zaman olarak iki zamanda oluşturulur.

 

Gegenwart (Şimdiki Zaman)

Şimdi ve gelecekte gerçekleşmeyecek bir olay hakkında (Şart) konuştuğumuzda bu yapı kullanılır.

– Ich habe keine Geld. (Param yok.)

– Ich kaufe kein Auto (Araba almıyorum.)

Yukarıdaki iki cümlede şu andaki durumu ifade ediyor. Irreale Bedingung yapısı ile bu şartların yerine gelmesi durumunda olacaklar ifade edilir. Diğer bir deyişle olay gerçekleşmeyecek ama gerçekleşseydi ne olur onu ifade ediyor.

 

– Wenn ich Geld hätte, würde ich ein Auto kaufen. (Param olsaydı bir araba alırdım.)

– Wenn ich Geld hätte, kaufte ich ein Auto. (Param olsaydı bir araba alırdım.)

– Hätte ich Geld, kaufte ich ein Auto. (Param olsaydı bir araba alırdım.)

– Hätte ich Geld, würde ich ein Auto kaufen. (Param olsaydı bir araba alırdım.)

 

*** Irreale Bedingung (Gerçek Olmayan Şart) cümleleri “wenn” ile kurulur. İstenirse “wenn” bağlacı atılabilir. Eğer “wenn” bağlacı kullanılmazsa cümle Fiil ile başlar.

*** Gerçek Olmayan Şart cümlelerinin şimdiki zamanda fiillerin Präteritum halleriyle oluşturulduğundan ve istersek fiillerin Präteritum halleri yerine “würden” yardımcı fiilininde kullanıldığından bahsetmiştik.

 

Beispiele (Örnekler)

– Wenn ich keine Angst hätte, hätte ich eine Schlange. (Korkmasaydım bir yılan alırdım.)

– Wenn ich ein Profifuβballer wäre, verdiente ich viel Geld.

(Profesyonel futbolcu olsaydım çok para kazanırdım.)

– Hätte ich eine Freundin, kaufte ich für sie viele Geschenke.

(Kız arkadaşım olsaydı ona birçok hediye alırdım.)

 

Vergangenheit (Geçmiş Zaman)

*** Bu yapı geçmişte olmuş bitmiş değiştirilmesi imkansız olaylar için kullanılır.

 

– Ich habe nicht für die Prüfung gut vorbereitet. Ich habe schlechte Note bekommen.

(Sınava iyi hazırlanmadım. Düşük not aldım.)

-Wenn ich für dir gut vorbereitet hätte, hätte ich nicht schlechte Note bekommen.

(Sınava iyi hazırlansaydım kötü not almazdım.)

 

Beispiele (Örnekler)

– Wenn wir mehr Feuerlöschflugzeug gehabt hätte, hätte die Wälder nicht gebrannt.

(Daha fazla yangın söndürme uçağımız olsaydı ormanlar yanmayacaktı.)

– Wenn Kurtuluş sein Auto überprüfen lassen hätte, hätte er keinen Unfall gehabt.

(Kurtuluş arabasını kontrol ettirseydi kaza yapmayacaktı.)

IRREALE WUNSCHSÄTZE (GERÇEK OLMAYAN DİLEK CÜMLELERİ)

 

Gerçek olmayan dilek cümleleri de Şimdiki Zaman ve Geçmiş Zaman olarak iki zamanda oluşturulur.  Bu yapıda doch / nur / bloβ kelimeleriyle tamamlanır. Cümle sonuna ünlem işareti konulur.

 

Gegenwart (Şimdiki Zaman)

Gelecekte olmasını istediğimiz şeyler için kullanılır.

 

– Ich habe kein Baby jetzt. (Şu anda bebeğim yok.)

-Wenn ich doch ein Baby hätte! (Keşke bir bebeğim olsa.) (Bebeği olmasını istiyor / diliyor.)

– Hätte ich doch ein Baby!

 

– Ich bin nicht gesund. (Sağlıklı değilim.)

– Wenn ich nur gesund wäre! (Keşke sağlıklı olsam.) (Sağlıklı olmayı istiyor / diliyor.)

– Wäre ich nur gesund!

 

Beispielen (Örnekler)

– Wenn wir doch auf Urlaub führen! (Keşke tatile gitsek.)

– Hätte ich bloβ viel Zeit! (Keşke çok zamanım olsa.)

– Wenn ich doch nicht früh aufstände! (Keşke erken kalkmasam.)

– Wenn ich doch nach England flöge! (keşke İngiltere’ye gitsem.)

 

Vergangenheit (Geçmiş Zaman)

Geçmişte olmuş bitmiş bir olayın olmamasını dilediğimizde bu yapı kullanılır.

 

– Er hat einen Unfall. (O kaza yaptı.)

– Wenn er doch keinen Unfall gehabt hätte! (Keşke kaza yapmasaydı.)

– Sein Hand ist gebrochen. (Onun kolu kırıldı.)

-Wenn sein Hand doch nicht gebrochen wäre! (Keşke onun kolu kırılmasaydı.)

Beispiele (Örnekler)

– Wenn mein Hund doch nicht gestorben wäre! (Köpeğim keşke ölmeseydi.)

– Wenn ich doch dich nicht gehört hätte. (Keşke seni dinlemeseydim.)

– Hätte ich doch viel Wasser getrunken! (Keşke daha çok su içseydim.)

– Wenn ich doch mein Handy nicht ins Wasser stürzen lassen hätte.

(Keşke telefonumu suya düşürmeseydim.)

 

IRREALE VERGLEICHSSÄTZE (GERÇEK OLMAYAN MUKAYESE CÜMLELERİ)

 

*** Gerçek olmayan mukayese cümlelerinde kullanılan dört bağlaç vardır. Hepsinin de anlamı aynıdır.

Bağlaç

Anlamı

als ob

-mış gibi

als wenn

-mış gibi

wie wenn

-mış gibi

als

-mış gibi

 

*** “als ob, als wenn ve wie wenn” bağlaçlarının bulunduğu cümlede fiil cümlenin sonunda kullanılır. “als” bağlacının bulunduğu cümlede ise fiil “als” bağlacından hemen sonra kullanılır.

*** Bu bağlaçlar iki cümleyi birleştirir. Birinci cümlede gerçek bir durum söz konusudur. Bu yüzden birinci cümlede Gerçek Kip (Indikativ) kullanılır. Yan cümlede ise gerçek olmayan bir karşılaştırma söz konusudur. Bu yüzden de bu cümle Konjunktiv 2 olarak oluşturulur.

 

– Das Kind weint, als ob sein Arm bräche. (Çocuk kolu kırılmış gibi ağlıyor.)

– Er tat so, als wenn er groβes Geheimnis gehabt hätte. (Büyük bir sırrı varmış gibi hareket ediyordu.)

– Ihr Cousin spricht als wäre er eine Erwachsene. (Kuzeni yetişkinmiş gibi konuşuyor.)

– Sie isst, als ob sie seit Wochen nichts äβe. (Haftalardır hiçbir şey yememiş gibi yemek yiyor.)

 

IRREALE FOLGESÄTZE (GERÇEK OLMAYAN SONUÇ CÜMLELERİ)

 

Bağlaç

Anlamı

ohne dass

-meksizin

so dass

-ecek kadar, o kadar ki, öyle ki

zu / als dass

-meyecek kadar

 

*** Yukarıdaki bağlaçlarla oluşturulan yan cümlelerin fiilleri cümle sonuna gider.

 

– Er ging in die Schule, ohne dass seine Bücher mitnähme.

(Kitaplarını yanına almadan / almaksızın okula gitti.)

– Ich kann nicht schlafen, ohne dass mein Kuschelbär nicht neben mir wäre.

(Oyuncak ayım yanımda olmadan / olmaksızın uyuyamam.)

– Es gibt so viel Lärm, so dass ich nicht schlafen könnte.

(O kadar çok gürültü var ki uyuyamıyorum. / Uyuyamayacağım kadar çok gürültü var.)

 

*** “zu / als dass” bağlacı cümlede olumsuzluk eki olmamasına rağmen cümlenin anlamını olumsuz yapar.

 

– Der Mann ist zu alt, als dass er Fuβball spielen könnte. (Adam futbol oynayamayacak kadar yaşlı.)

– Das Kind ist zu Arm, als dass ein Brot kaufen könnte. (Çocuk ekmek alamayacak kadar fakir.)

 

DIE SÄTZE MIT “BEINAHE ODER FAST (“NEREDEYSE – HEMEN HEMEN” CÜMLELERİ)

 

*** Bu bağlaçlar beklenen bir şeyin gerçekleşmediğini ifade eder. Konjunktiv 2 Vergangenheit (Geçmiş Zaman) yapısı kullanılır.

 

– Beinahe hätte ich ein Haus gekauft. (Neredeyse bir ev satın alacaktım.)

– Beinahe wäre das Kind vom Baum gestürzt. (Çocuk neredeyse ağaçtan düşecekti.)

– Fast wäre ich ertrunken. (Neredeyse boğuluyordum.)

 

 

SONST – ANDERNFALLS SÄTZE (AKSİ TAKDİRDE, YOKSA CÜMLELERİ)

 

*** Sonst ve andernfalls” ile oluşturulan yan cümlelerin zamanı ana cümlenin zamanına göre Şimdiki Zaman (Gegenwart)  ya da Geçmiş Zaman (Vergangenheit) olur. İkinci cümlede birinci cümlede yapılan tespitin gerçekleşmemesi durumunda ne olacağı açıklanır.

*** Yan cümlenin fiili “sonst ve andernfalls” bağlaçlarından hemen sonra gelir.

 

– Endlich kommst du, sonst ginge ich zurück. (Sonunda geldin yoksa geri gidecektim.)

– Es regnet nicht, andernfalls blieben wir zu Hause. (Yağmur yağmıyor yoksa evde kalacaktık.)

-Gut, dass du mir etwas Geld gibst, sonst hätte ich den Anzug nicht kaufen können.

(Bana iyi ki biraz para verdin yoksa takım elbiseyi alamayacaktım.)

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir