Präpositionen mit dem Dativ (Dativ Alan Edatlar)
| Präpositionen mit dem Dativ (Dativ Alan Edatlar) |
|---|
- ab -den itibaren; -den
Ab morgen beginne ich Diät zu machen.Yarından itibaren diyet yapmaya başlıyorum.
Man kann ab 18 Jahren Führerschein bekommen.18 yaşından itibaren ehliyet alınabilir.
“ab” yer belirttiğinde genelde artikelsiz kullanılır.
Ab Berlin dauert es 5 Stunden.Berlin’den 5 saat sürüyor.
“ab” edatı tarihlerde “Dativ ve Akkusativ” olarak kullanılabilir.
- Wir werden ab dem ersten März anfangen, Ihren Auftrag vorzubereiten. (Dativ)
(1 Mart'tan itibaren siparişinizi hazırlamaya başlayacağız.)
- Wir werden ab den ersten März anfangen, Ihren Auftrag vorzubereiten. (Akkusativ)
(1 Mart'tan itibaren siparişinizi hazırlamaya başlayacağız.) (Akkusativ)
- aus -den, -dan (Yer, durum ve neden belirtir.)
Bu edat “von” edatı gibi canlılar için kullanılamaz.
Ich komme aus der Türkei.Türkiye’den geliyorum.
Meine Frau kommt aus dem Theater.Eşim tiyatrodan geliyor.
- Der Tisch ist aus Holz. (Masa tahtadan.)
Die Armbanduhr ist aus Gold.Kol saati altından.
Die Braut zieht ein Brautkleid aus Seide an.Gelin ipek gelinlik giyiyor.
Er hat es aus Liebe getan.Bunu sevgiden yaptı.
- außer dışında, -den başka, haricinde
Außer dem Anführer weiß niemand den Plan.Komutan dışında kimse planı bilmiyor.
Jeder ist außer mir in den Urlaub gefahren.Benim dışımda herkes tatile gitti.
- bei -de, -da; yanında, yakınında; -dığında, iken
Wir übernachten heute bei meinen Großeltern.Bugün büyükannemlerde kalacağız.
Mein Vater arbeitet bei Minaaraf.Babam Minaaraf’ta çalışıyor.
Ich arbeite seit 3 Jahren bei Vestel.3 yıldır Vestel’de çalışıyorum.
“bei” edatı, isimleştirilmiş fiiller ile kullanılırsa “-dığı zaman, -iken” anlamına gelir.
- Wir mögen bei dem Regen tanzen.
(Yağmurda / Yağmur yağarken / Yağmur yağdığında dans etmeyi seviyoruz.)
- dank sayesinde
Genitiv halde de kullanılır.
Beispiel:
- Dank der Lesebrille kann mein Großvater die Zeitung lesen.
(Okuma gözlüğü sayesinde büyükbabam gazeteyi okuyabiliyor.)
- Er hat dank seiner Entschlossenheit einen Platz an einer guten Universität bekommen.
(Azmi sayesinde iyi bir üniversite kazandı.)
- entgegen karşın, aksine
İsimden önce de sonra da kullanılabilir.
Beispiel:
- Der Präsident verlor die Wahl entgegen den Erwartungen.
(Beklentilerin aksine başkan seçimi kaybetti.)
- Entgegen meiner Meinung wurde das Haus zum hohen Preis verkauft.
(Benim düşüncemin aksine ev yüksek fiyata satıldı.)
- Meiner Meinung entgegen wurde das Haus zum hohen Preis verkauft.
(Benim düşüncemin aksine ev yüksek fiyata satıldı.)
- entsprechend göre, uygun olarak
Beispiel:
- Entsprechend der Vorhersage regnet es heute.
(Tahmine uygun olarak bugün yağmur yağıyor.)
Die Anlieferung wird entsprechend dem Plan gemacht.Teslimat plana uygun yapılacak.
- gegenüber karşısında; karşı, huzurunda; karşısında (karşılaştırma)
İsimden önce de sonra da kullanılabilir.
Das Haus liegt gegenüber dem Kino.Ev sinemanın karşısında.
Das Theater befindet sich der Schule gegenüber.Tiyatro okulun karşısında bulunuyor.
Meine Frau verdient mir gegenüber viel.Eşim benden çok kazanıyor.
- Den Gästen gegenüber sind meine Kinder sehr rücksichtsvoll.
(Misafirlerin karşısında çocuklarım çok saygılı.)
- gemäß -e göre
İsimden önce de sonra da kullanılabilir. Genellikle kanun, yönetmelik ve talimat maddeleri için kullanılır.
Wir sollen alles gemäß dem Beispiel machen.Her şeyi örneğe göre yapmalıyız.
- Gemäß dem Gesetz können wir nicht einmal einen Nagel in die Wand schlagen.
(Kanunlara göre eve bir çivi bile çakamayız.)
- laut -e göre
Bu edat aynı zamanda “Genitiv” olarak da kullanılır.
Laut dem Vertrag bekomme ich 500.000 Euro.Sözleşmeye göre 500.000 avro alacağım.
- Laut des Vertrags bekomme ich 500.000 Euro.
(Sözleşmeye göre 500.000 avro alacağım.) (Genitiv)
- Laut dem Bericht sterben ungefähr 40000 Tiere in einem Jahr.
(Rapora göre yılda yaklaşık 40000 hayvan ölüyor.)
- mit ile
Mein Freund fliegt mit dem Flugzeug.Arkadaşım uçak ile gidiyor.
- Möchtest du mit mir zum Kino gehen? (Benimle sinemaya gitmek ister misin?)
- nach -e (yönelme); -den, -dan sonra; -e göre
Meiner Meinung nach wird Galatasaray Meister.Bana göre Galatasaray şampiyon olacak.
Nach meiner Meinung wird Galatasaray Meister.Bana göre Galatasaray şampiyon olacak.
Nach der Schule ging er ins Kino.Okuldan sonra sinemaya gitti.
- Nach dem Essen mache ich meine Hausaufgaben. (Yemekten sonra ödevlerimi yapacağım.)
Ich mache meine Hausaufgaben nach dem Essen.Yemekten sonra ödevlerimi yapacağım.
- nebst ile birlikte
Az kullanılan bir edattır. Genelde bu edattan sonra artikel kullanılmaz.
Beispiel:
- Seine Kreditkarte nebst seinen persönlichen Daten wurde gestohlen.
(Kredi kartı ile birlikte kişisel bilgileri çalındı.)
Der Füller ist nebst dem Buch gratis.Kitap ile birlikte dolma kalem bedava.
- samt ile birlikte
Beispiel:
- Der Vorsitzende erzählt die ökonomische Lage der Firma samt dem Assistenten.
(Başkan firmanın ekonomik durumunu yardımcısıyla birlikte anlatıyor.)
- seit -den, -dan beri
Es schneit seit zwei Tagen.İki günden beri kar yağıyor.
- Ich habe seit Jahren Istanbul nicht gesehen. (Yıllardır İstanbul’u görmedim.)
Mit wem sprichst du seit einer Stunde?Bir saattir kiminle konuşuyorsun?
Seit wann lernst du Deutsch?Ne zamandan beri Almanca öğreniyorsun?
- zu -e –a (Yönelme); -mek için
Die Studenten gehen zur Schule.Öğrenciler okula gidiyor.
Meine Kinder wollen zum Kino gehen.Çocuklarım sinemaya gitmek istiyor.
Zum Gewinn arbeiteten die Spieler hart.Oyuncular kazanmak için çok çalıştılar.
“Zu” edatının “-mek için” anlamında kullanılması için fiilin isimleştirilmesi gerekir.
İstisna (Ausnahme): Ich bin zu Hause. (Evdeyim.)
- zufolge -e göre
Bu edat isimden önce “Genitiv” isimden sonra “Dativ” halde kullanılır.
Dem Plan zufolge muss hier eine Küche sein.Plana göre burada bir mutfak olmalı.
- Einem Bericht zufolge werden die Wasserquellen im Jahre 2040 vertrocknen.
(Rapora göre 2040 yılında su kaynakları kuruyacak.)
- zuliebe hatırı için
Bu edat isimden sonra kullanılır.
Ich mache alles meiner Mutter zuliebe.Annemin hatırına her şeyi yaparım.
Ich verzeihe dir deinen Kindern zuliebe.Çocuklarının hatırına seni affediyorum.
- zuwider aksine
Bu edat isimden sonra kullanılır.
Beispiel:
- Ich weiß nicht, wieso ihm das Lesen so zuwider ist.
(Okumaya nasıl bu kadar karşı olabiliyor bilmiyorum.)
Er ist mir zuwider.Ondan hiç hoşlanmıyorum.
- von -den, -dan
“von” edatı çıkma durumunu ifade eder.
Er kommt von der Schule.O okuldan geliyor.
Erika kommt von der Stadt.Erika şehirden geliyor.
Ich soll meinen Bruder von dem Bahnhof abholen.Kardeşimi istasyondan almalıyım.
Hazırlayan: Fatih Ün, Almanca Öğretmeni · Son güncelleme: