İçeriğe geç

Präpositionen mit Akkusativ und Dativ (İki Hal Alan Edatlar)

Präpositionen mit dem Akkusativ und dem Dativ (Akkusativ ve Dativ Alan Edatlar)

Bu edatlar Türkçede genellikle ismin halleriyle ifade edilir. Bu edatlar hem Akkusativ hem de Dativ alırlar. Edatların Akkusativ mi Dativ mi alacağını anlamak için yükleme “Nereye? (Wohin?)” ya da “Nerede? (Wo?)” soruları sorulur. Eğer yüklem “Nereye?” sorusuna cevap verirse edat “Akkusativ”, “Nerede?” sorusuna cevap verirse edat “Dativ”dir. Yani eğer yüklem hareket bildiriyorsa edat “Akkusativ”, hareket bildirmiyorsa edat “Dativ”dir.

Bu edatların diğer adı Değişken Edatlardır. (Wechselpräpositionen)

FrageBedeutungPräpositionHinweis
WoNeredeDativHareket YOK
WohinNereyeAkkusativHareket VAR

Beispiele

“Wohin?”

  1. Wohin gehen sie? (Onlar nereye gidiyor?)

Sie gehen in das Theater.Tiyatroya gidiyorlar.

  1. Wohin hängst du das Bild? (Resmi nereye asıyorsun?)

Ich hänge das Bild an die Wand.Resmi duvara asıyorum.

  1. Wohin fährst du? (Nereye gidiyorsun?)
  • Ich fahre in die Türkei. (Türkiye’ye gidiyorum.)

Cevapların hepsi hareket bildiriyor.

Bu bölümde yükleme “Wohin?” sorusu soruldu ve cevap verildi. Bu yüzden edatlardan sonra Akkusativ yapı kullanıldı.

  1. Wo warst du? (Neredeydin?)

Ich war in dem Krankenhaus.Hastanedeydim.

  1. Wo schläfst du? (Nerede uyuyorsun?)

Ich schlafe auf dem Sessel.Koltuğun üstünde uyuyorum.

  1. Wo hängt das Bild? (Resim nerede asılı?)

Das Bild hängt an der Wand.Resim duvarda asılı.

Bu bölümde yükleme “Wo?” sorusu soruldu ve cevap verildi. Bu yüzden edatlardan sonra Dativ yapı kullanıldı. Cevapların hiçbiri hareket bildirmiyor.

  • an yanına, bitişiğine; yanında, bitişiğinde

an das = ans, an dem = am olarak kısaltılabilir.

Beispiel:

  • Der Schüler kommt an die Tafel. (Öğrenci tahtaya geliyor.) (Akkusativ)
  • Zeynep hängt das Bild an die Wand. (Zeynep resmi duvara asıyor.) (Akkusativ)
  • Das Bild ist an der Wand. (Resim duvarda.) (Dativ)
  • Der Schüler steht an der Tafel. (Öğrenci tahtada.) (Dativ)

“an” edatı zaman kelimeleriyle birlikte kullanıldığı zaman her zaman “Dativ” halde kullanılır.

Günlerde, hafta sonunda, günün bölümlerinde (gece hariç) ve tarihlerde kullanılır.

  • am Dienstag, am Mittwoch, am Morgen, am Nachmittag, am Tag, am Abend, am Wochenende, am ersten Januar, am dreizehnten Mai

Başlangıç ve son kelimelerinde

  • am Anfang, am Ende
  • auf üstüne, üzerine; üstünde, üzerinde

Beispiel:

  • Ich lege das Buch auf den Tisch. (Kitabı masanın üzerine koyuyorum.) (Akkusativ)
  • Die Mutter setzt ihr Baby auf den Stuhl. (Anne bebeğini sandalyeye oturtuyor.) (Akkusativ)
  • Der Teppich ist auf dem Boden. (Halı yerde) (Dativ)
  • Der Teller ist auf dem Tisch. (Tabak masanın üstünde) (Dativ)
  • hinter arkasına; arkasında

Das Kind ist hinter das Haus gegangen.Çocuk evin arkasına gitti.

Ich hänge meinen Anzug hinter die Tür.Takım elbisemi kapının arkasına asıyorum.

  • Die Gitarre ist hinter dem Sessel. (Gitar koltuğun arkasında.) (Dativ)
  • Das Cafe ist hinter dem Kino. (Kafe sinemanın arkasında.) (Dativ)
  • in içine; içinde

in dem = im olarak kısaltılabilir.

Beispiel:

  • Die Studenten gehen in die Schule. (Öğrenciler okula gidiyor.) (Akkusativ)
  • Sie steckt den Schlüssel in die Geldbörse. (Anahtarı cüzdanın içine koyuyor.) (Akkusativ)

Wir essen heute in der Mensa.Bugün kantinde yiyoruz.

  • Du bist in meinem Herzen. (Kalbimdesin.) (Dativ)
  • neben yanına; yanında

Beispiel:

  • Du kannst den Löffel neben das Messer legen. (Kaşığı bıçağın yanına koyabilirsin) (Akk.)
  • Enis stellt das Buch neben andere Bücher. (Enis kitabı diğer kitapların yanına koyuyor) (Akk.)
  • Mein Bett ist neben dem Fenster. (Yatağım pencerenin yanında) (Dativ)
  • Der Computer ist neben dem Fernseher. (Bilgisayar televizyonun yanında.) (Dativ)
  • über (temassız) üstüne, üzerine; üstünde, üzerinde; boyunca; -den fazla; hakkında

Beispiel:

  • Das Flugzeug fliegt über Ankara nach İzmir. (Uçak Ankara üzerinden İzmir’e gidiyor.) (Akk.)
  • Hans hängt das Bild über das Bett. (Hans resmi yatağın üzerine asıyor.) (Akkusativ)
  • Die Lampe ist über dem Tisch. (Lamba masanın üstünde.) (Dativ)
  • Das Bild hängt über dem Sofa. (Resim kanepenin üzerinde.) (Dativ)
  • Er hat über 5 Millionen Euro im Lotto gewonnen.

(Lotodan 5 milyon avrodan fazla kazandı.)

Wir reden über Sport.Spor hakkında konuşuyoruz.

  • Was weißt du über das Sozialwissenschaftliche Gymnasium?

(Sosyal Bilimler Lisesi hakkında ne biliyorsun?)

“über” boyunca anlamında kullanıldığında isimden sonra da Akkusativ olarak kullanılabilir.

Wir sind den ganzen Nachmittag über spazieren gegangen.Bütün öğleden sonra boyunca yürüyüş yaptık.

Wir werden 3 Tage über auf Geschäftsreise sein.3 gün boyunca iş seyahatinde olacağız.

  • unter altına; altında; arasında

Beispiel:

  • Ich parke mein Auto unter den Baum. (Arabamı ağacın altına park ediyorum.) (Akkusativ)
  • Mein Bruder legt seine Zeitschriften unter das Bücherregal.

(Kardeşim dergilerini kitaplığın altına koyuyor.) (Akkusativ)

  • Jeder möchte unter dem Baum schlafen. (Herkes ağacın altında uyumak istiyor.) (Dativ)
  • Unter dem Tisch schlafen zwei Hunde. (Masanın altında iki köpek uyuyor.) (Dativ)
  • Unter den Büchern gibt es ein Heft. (Kitapların arasında bir defter var.) (Dativ)
  • vor önüne; önünde; önce

Beispiel:

  • Die Demonstranten gehen vor das Rathaus. (Göstericiler belediyenin önüne gidiyor.) (Akk.)
  • Ich stelle den Sessel vor das Fenster. (Koltuğu pencerenin önüne koyuyorum.) (Akkusativ)
  • Die Studenten stehen vor der Tafel. (Öğrenciler tahtanın önünde duruyorlar.) (Dativ)
  • Wir essen keine Schokolade vor dem Abendessen. (Dativ)

(Akşam yemeğinden önce çikolata yemiyoruz.)

Zaman kelimeleriyle birlikte kullanıldığında her zaman Dativ’dir.

vor einer Stunde (bir saat önce), vor einer Woche (bir hafta önce), vor einem Monat (bir ay önce)

  • Vor einer Stunde ist mein Vater von der Arbeit gekommen.

(Babam bir saat önce işten geldi.) (Dativ)

  • zwischen arasına; arasında

Beispiel:

  • Ich lege das Bett zwischen das Fenster und die Tür.

(Yatağı pencere ve kapının arasına koyuyorum.) (Akkusativ)

  • Hülya stellt den Stuhl zwischen den Schrank und das Bücherregal.

(Hülya sandalyeyi dolap ve kitaplığın arasına koyuyor.) (Akkusativ)

  • Die Schule ist zwischen dem ersten Juli und dem ersten September geschlossen.

(Okullar 1 Temmuz ile 1 Eylül arasında kapalı.) (Dativ)

  • Was ist der Unterschied zwischen dem Kuli und dem Füller?

(Tükenmez kalem ile dolma kalem arasındaki fark ne?)

Hazırlayan: , Almanca Öğretmeni · Son güncelleme:

Kaynak: minaaraf.com/dilbilgisi/wechselpraepositionen/ · Hazırlayan: Fatih Ün, minaaraf.com · Kullanım şartları: minaaraf.com/kullanim-sartlari/