İçeriğe geç

Sätze mit Konjunktionen (Bağlaçlarla Kurulan Cümleler)

Bağlaçlar iki ana cümleyi birbirine bağlar. Almancada bağlaçlar bağlandıkları cümlede yüklemin bulunduğu yere göre 3 gruba ayrılırlar.

  1. Grundstellung
  2. Umstellung
  3. Endstellung
  1. Temel Bağlaçlar (Grundstellung):

Bu bağlaçlar bağımsız bir cümlenin başında yer alamaz. Bu bağlaçlardan sonra yüklem gelmez.

Temel Bağlaçlar (Grundstellung)
aber, jedoch, dochfakat, ama, lakin, bununla birlikte
alleinyalnız
dennçünkü
nämlichyani
oderveya, ya da
nicht – sonderndeğil – bilakis
undve

Beispiele (Örnekler)

Er mag Kuchen sehr, aber er hat heute noch keinen gegessen.Pastayı çok sever ama bugün hiç yemedi.

  • Ich lerne Deutsch, denn ich will in Deutschland studieren.

(Almanca öğreniyorum, çünkü Almanya’da okumak istiyorum.)

  • Er spielt nicht mit dem Computer, sondern er macht seine Hausaufgaben.

(Bilgisayarla oynamıyor, aksine ödevlerini yapıyor.)

nicht / sondern yapısında “nicht” sözcüğü yerine olumsuzluk ifade eden “kein, keineswegs, auf keinen Fall” gibi olumsuzluk ifadeleri de yer alabilir.

  • Ich bin kein Arzt, sondern ein Lehrer.
  1. Umstellung Alan Bağlaçlar

Bu bağlaçlar da bağımsız bir cümlenin başında yer alamaz. Bu tip bağlaçlardan sonra yüklem (fiil) gelir.

Umstellung alan bağlaçlar da 3’e ayrılır.

  • Sonuç Belirten Bağlaçlar
  • Zıtlık Belirten Bağlaçlar
  • Diğer Bağlaçlar
Sonuç Belirten Bağlaçlar
deshalbbu yüzden, bu sebeple, bu nedenle
deswegen
daher
darum
folglichbunun sonucunda, dolayısıyla
infolgedessenbunun sonucunda
daraufhinbunun üzerine
demnachbuna göre
alsoo halde
demzufolgebunun sonucunda, dolayısıyla, buna göre
mithin, damityani, demek ki, böylece
somit, hiermit

Bu bağlaçlar cümle içerisinde yer alarak zarf olarak da kullanılabilir.

Beispiele (Örnekler)

  • Er liebt sie sehr, deshalb hat er ihr einen Heiratsantrag gemacht.

(Onu çok seviyor bu yüzden ona evlenme teklif etti.)

  • Unsere Wohnung war klein, deswegen sind wir in eine große Wohnung umgezogen.

(Evimiz küçüktü, bu yüzden büyük bir eve taşındık.)

  • Mein Freund ist pleite, folglich kann er seine Schulden nicht bezahlen.

(İflas etti, bunun sonucunda borçlarını ödeyemiyor.)

Zıtlık Belirten Bağlaçlar
trotzdembuna rağmen
dennochbuna rağmen
desungeachtetbuna rağmen
allerdingsfakat, doğrusu
dochfakat, lakin, ancak
jedochfakat, lakin, ancak
gleichwohlbuna rağmen
nichtsdestominderbuna rağmen
nichtsdestowenigerbuna rağmen
freilichmamafih; şüphesiz

Beispiele (Örnekler)

  • Hülya hat nicht gelernt, trotzdem hat sie eine gute Note bekommen.

(Hülya ders çalışmadı, buna rağmen iyi not aldı.)

Ich bin krank, jedoch gehe ich zur Schule.Hastayım, ama okula gidiyorum.

  • Er hat eine Flasche Wasser getrunken, desungeachtet hat er noch Durst.

(Bir şişe su içti, buna rağmen hâlâ susuyor.)

Diğer Bağlaçlar
indes(sen)bu arada, bu esnada
unterdessen
währenddessen
inzwischen
ebenfallsaynı şekilde
gleichfalls
insoferno noktaya kadar, o bakımdan
insoweit
obendreinüstelik
dagegen, hingegenbuna karşın
kaum / da-ir -mez (yapar yapmaz)
als-miş gibi
danndaha sonra; o zaman
sonst, andernfallsaksi takdirde, yoksa

Beispiele (Örnekler)

  • Wir haben das ganze Haus sauber gemacht, dann haben wir türkischen Kaffee getrunken.

(Bütün evi temizledik daha sonra Türk kahvesi içtik.)

  • Meine Freundin ist sehr nett, insoweit ist es unfair, sie zu misshandeln.

(Kız arkadaşım çok kibardır, o bakımdan ona kötü davranılması haksızlıktır.)

  • Kaum hat sie begonnen, Deutsch zu studieren, da ist der Strom ausgefallen.

(Almanca çalışmaya başlar başlamaz elektrikler kesildi.)

  1. Endstellung Alan Bağlaçlar

Bu bağlaçlarla kurulan cümlelerde ana fiil ya da yardımcı fiil cümlenin sonunda yer alır. Bu bağlaçlar yan cümle oluşturur. İsteğe bağlı olarak bu bağlaçlarla oluşturulan cümlelerde ana cümle başta kullanılır ya da yan cümle başta kullanılabilir.

Eğer bağlaçlı yan cümleyi ikinci sırada kullanacaksak ilk cümle normal yazılır (Özne + Fiil + Nesne), bağlaç ile kurulan yan cümlenin ana fiili ya da yardımcı fiili cümlenin sonunda özneye göre çekimlenmiş olarak cümle sonunda yer alır. (Özne + Nesne + Fiil)

Eğer cümleye bağlaçlı yan cümle ile başlayacaksak, bağlaç ile kurulan yan cümlenin ana fiili ya da yardımcı fiili cümlenin sonunda özneye göre çekimlenmiş olarak cümle sonunda kullanılır (Özne + Nesne + Fiil), ana cümle ise özneye göre çekimlenmiş fiil ile başlar fiilden sonra özne gelir (Fiil + Özne + Nesne).

Bu yapı diğer yan cümlelerin tamamında kullanılır.

Cihangir kommt nicht in die Schule, weil er krank ist.Cihangir hasta olduğu için okula gelmiyor.

Weil Cihangir krank ist, kommt er nicht in die Schule.Cihangir hasta olduğu için okula gelmiyor.

İlk cümleye ana cümle ile başlandığı için cümle normal yazıldı. İkinci cümlede bağlaç olduğu için özneye göre çekimlenmiş fiil cümlenin sonunda yer aldı.

İkinci cümleye yan cümle ile başlandı ve fiil sonda kullanıldı. İkinci cümle ana cümle olduğu için cümle fiil ile başladı.

Yan cümleler ister başta kullanılsın ister sonda özneye göre çekimlenmiş fiilleri mutlaka cümlenin sonunda yer alır.

Cümlelerin yerlerinin değişmesi anlamı değiştirmez.

Endstellung alan bağlaçlar 8’e ayrılır.

  • Sebep belirten bağlaçlar
  • Zıtlık belirten bağlaçlar
  • Zaman belirten bağlaçlar
  • Sonuç belirten bağlaçlar
  • Şart belirten bağlaçlar
  • Amaç belirten bağlaçlar
  • Mukayese belirten bağlaçlar
  • Diğer bağlaçlar
Sebep Belirten Bağlaçlar
da-dığı için, -dığından dolayı
weil-dığı için, -dığından dolayı
zumal-dığı için, -dığından dolayı

Bu bağlaçlar arasında küçük anlam farklılıkları vardır. Fakat birbirlerinin yerine kullanılabilir.

“da” bağlacı, sebep herkes tarafından biliniyorsa kullanılır. Bu bağlacın yerine “weil” bağlacı da kullanılabilir.

“zumal” bağlacı sebep önemli ise kullanılır. “zumal” ile yapılan yan cümle genellikle ana cümleden sonra yer alır.

“weil” bağlacı günlük konuşmada kullanılır.

Beispiele (Örnekler)

  • Ich konnte meine Hausaufgaben nicht erledigen, weil ich das Thema nicht verstanden habe.
  • Weil ich das Thema nicht verstanden habe, konnte ich meine Hausaufgaben nicht erledigen.

(Konuyu anlamadığım için ödevimi yapamadım.)

  • Ich konnte meine Hausaufgaben nicht erledigen, da ich das Thema nicht verstanden habe.
  • Da ich das Thema nicht verstanden habe, konnte ich meine Hausaufgaben nicht erledigen.
  • Ich konnte meine Hausaufgaben nicht erledigen, zumal ich das Thema nicht verstanden habe.
  • Zumal ich das Thema nicht verstanden habe, konnte ich meine Hausaufgaben nicht erledigen.
Zıtlık Belirten Bağlaçlar
obwohl, wiewohl-mesine rağmen, karşın, -dığı halde
obschon-mesine rağmen, karşın, -dığı halde
obgleich-mesine rağmen, karşın, -dığı halde
während-iken, -diği halde
wenngleich-mesine rağmen, karşın, -dığı halde
wohingegen, wogegenbuna karşın

Beispiele (Örnekler)

  • Es regnet nicht, obwohl es sehr bedeckt ist.
  • Obwohl es sehr bedeckt ist, regnet es nicht.

(Hava kapalı olmasına rağmen yağmur yağmıyor.)

Während die Studenten Fragen lösen, hören sie Musik.Öğrenciler soru çözerken müzik dinliyorlar.

Die Studenten hören Musik, während sie Fragen lösen.Öğrenciler soru çözerken müzik dinliyorlar.

  • Sein Bruder passt auf sich gut auf, wohingegen / wogegen er oft krank wird.
  • Wohingegen / Wogegen er oft krank wird, passt sein Bruder auf sich gut auf.

(Erkek kardeşi kendisine iyi bakıyor buna karşın çok sık hasta oluyor.)

Zaman Belirten Bağlaçlar
als-dığında, -dığı zaman, iken
bevor, ehe-meden önce
bis-e kadar, -inceye kadar
nachdem-dıktan sonra
seit, seitdem-diğinden beri
sobald-ır –ırmaz
solange-diği sürece
sowie-ır –ırmaz
währendiken
wenn-dığında, -dığı zaman

“Als” bağlacı ile “wenn” bağlacı aynı anlama gelmektedir. “Als” bağlacı geçmişte bir kere olan olaylar için kullanılır. “Wenn” bağlacı ise geçmişte tekrar eden olaylar için kullanılır. Genellikle ikisi de Präteritum zamanda kullanılır.

“Nachdem” bağlacında ana cümle ile yan cümle arasında zaman ilişkisi vardır. Eğer ana cümlenin zamanı Präsens veya Futur ise yan cümlenin zamanı Perfekt, ana cümlenin zamanı Perfekt veya Präteritum ise yan cümlenin zamanı Plusquamperfekt olur.

Hauptsatz (Ana Cümle) – Nebensatz (Yan Cümle)

Präsens / Futur – Perfekt

Perfekt / Präteritum – Plusquamperfekt

Beispiele (Örnekler)

Als ich ein Kind war, aß ich Süßigkeiten.Çocukken şekerleme yerdim.

Bis er ins Büro kommt, warte ich hier.O büroya gelene kadar burada bekliyorum.

  • Während mein Vater eine Tasse Kaffee getrunken hat, hat er eine Zeitung gelesen.

(Babam bir fincan kahve içerken gazete okudu.)

Sonuç Belirten Bağlaçlar
so dass; so ........, dass-ecek kadar; öyle .... ki
solch......., dass-ecek kadar; öyle .... ki
dermaßen......., dass-ecek kadar; öyle .... ki
derart......., dass-ecek kadar; öyle .... ki
weshalb, weswegenbundan dolayı, bu yüzden
zu/als dass-meyecek kadar

Bir sıfat var ise, sıfatın önüne “so, derart veya dermaßen” kelimeleri getirilir.

Bir isim var ise, ismin önüne “so ein, solch ein, ein so, ein solch...” kelimeleri getirilir.

“weshalb ve weswegen” bağlaçları “deshalb ve deswegen” bağlaçlarıyla aynı anlamdadır. “weshalb ve weswegen” bağlaçları fiili cümlenin sonuna götürür. Ayrıca bu bağlaçlar “niçin, neden, niye” anlamlarıyla soru kelimesi olarak da kullanılır.

“zu / als dass” bağlacında ana cümlede “zu” sözcüğünden sonra bir sıfat ya da zarf gelir. Yan cümle Konjunktiv 2 yapısında olur. Bu bağlaç “so / dass” bağlacının olumsuz halidir. “so / dass” yapısında yan cümlenin Konjunktiv 2 olması gerekmez.

Beispiele (Örnekler)

Die Mutter schlägt das Kind so stark, dass es weint.Anne çocuğa ağlatacak kadar sert vuruyor.

Die Mutter schlägt das Kind stark, sodass es weint.Anne çocuğa ağlatacak kadar sert vuruyor.

Die Mutter schlägt das Kind derart stark, dass es weint.Anne çocuğa ağlatacak kadar sert vuruyor.

  • Die Mutter schlägt das Kind dermaßen stark, dass es weint.

(Anne çocuğa ağlatacak kadar sert vuruyor.)

Şart Belirten Bağlaçlar
angenommen, dasseğer, şayet
auch wenn-se de
fallseğer
es sei denn, dass-mezse, -medikçe
gesetzt den Fall, dasseğer, takdirde, -mesi durumunda
im Fall, dass-mesi halinde
selbst wenn-se bile
soferneğer, şayet, -se
(nur) unter der Bedingung, dass-mesi koşuluyla, -mesi şartıyla
(nur) unter der Voraussetzung, dass
(nur) unter dem Vorbehalt, dass
vorausgesetzt, dasseğer, şayet
wenneğer, şayet, -se, -mesi durumunda

“es sei denn, dass” bağlacı olumsuz bir anlam taşır. Eğer yan cümle olumlu ise anlam olumsuz, yan cümle olumsuz ise anlam olumlu olur. Genellikle ana cümleden sonra yer alır.

Beispiele (Örnekler)

Ich werde Sie anrufen, vorausgesetzt, dass ich Zeit habe.Eğer zamanım olursa sizi arayacağım.

  • Selbst wenn er mir 200000 Euro gibt, verkaufe ich ihm mein Haus nicht.

(200000 Avro verse bile evimi ona satmayacağım.)

  • Wir können morgen einen Ausflug machen, unter der Voraussetzung, dass die Sonne scheint.

(Havanın güneşli olması koşuluyla yarın gezinti yapabiliriz.)

Amaç Belirten Bağlaçlar
auf dass-mek için, -sin diye
damit
um / zu

“um / zu” yapısının kullanılabilmesi için ana cümle ile yan cümlenin öznelerinin aynı olması gerekir. “um / zu” yapısının içinde özne bulunmaz.

Beispiele (Örnekler)

  • Wir fahren nach Deutschland, um Deutsch zu lernen.

(Almanca öğrenmek için Almanya’ya gidiyoruz.)

  • Wir fahren nach Deutschland, damit wir Deutsch lernen.

(Almanca öğrenmek için Almanya’ya gidiyoruz.)

  • Mein Vater steht früh auf, auf dass er die U-Bahn nicht verpasst.

(Metroyu kaçırmasın diye babam erken uyanır.)

Mukayese Belirten Bağlaçlar
als-den daha
wiekadar, gibi
als ob-miş gibi
als wenn
wie wenn

“als” bağlacı Komparativ yapıda kullanılır.

“wie” bağlacı normal (Positiv) cümlede kullanılır.

“als ob, als wenn, wie wenn” bağlaçlarında ise yan cümle Konjunktiv 2 yapısında olur.

Beispiele (Örnekler)

Mein Freund ist klüger, als man sich vorgestellt hat.Arkadaşım düşünüldüğünden daha zeki.

Das Haus ist nicht so groß, wie ich erwarte.Ev beklediğim kadar büyük değil.

Diğer Bağlaçlar
dass-mesi, -dığı, -dığını, -dığına
dadurch, dass, indem-erek, -arak, -mek suretiyle
soviel, soweit-dığı kadarıyla
je nachdem-e göre
sooft-dıkça, -dığı sıklıkta
ob-ıp -madığı
anstatt dass-cağı yerde
geschweige dennkaldı ki
insoweit / insofern – als-dığına göre
außer dass-nin dışında
außer wenn-mezse, -medikçe
je / desto, je / umsone kadar / o kadar
kaum dass-ır -maz
ohne dass-meden, -maksızın
wie-dığı gibi, -dığı üzere
umso mehr / als-dığı için

“dass” bağlacı üç işlevde kullanılır. Yan cümle Türkçeye çevrilirken öznesine “–in, -nin” takıları eklenir.

“dass” bağlacının işlevleri

  • Özne İşlevi
  • Nesne İşlevi
  • Kelime Açıklama İşlevi

“je nachdem” bağlacından sonra genellikle ya “ob” ya da “wie viel, wie lange, wann, welch-” gibi bir soru kelimesi kullanılır.

Söz konusu bağlaç ile oluşturulan yan cümle genellikle ana cümleden sonra yer alır. Bu durumda “je nachdem” bağlacı ana cümle ile yan cümle arasında yer alır ve virgülle her iki cümleden ayrılır.

Beispiele (Örnekler)

  • Je mehr ich lerne, desto höher wird meine Note.

(Ne kadar çok çalışırsam o kadar yüksek notum olur.)

  • Soweit ich gehört habe, hat er eine Wohnung gekauft.

(Duyduğum kadarıyla bir tane daire almış.)

Sooft ich an die Prüfung denke, werde ich nervös.Ne zaman sınavı düşünsem geriliyorum.

Çift bağlaçlar (Doppelkonjunktionen)

zwar – abergerçi – ama
entweder – oderya – ya da
nicht nur – sondern auchsadece değil, aynı zamanda da
sowohl – als auchhem – hem de
weder – nochne – ne de
einerseits – andererseitsbir yandan – diğer yandan
je – desto / umsone kadar – o kadar
so – soher ne kadar olsa da
bald – baldbazen - bazen
mal – malbazen – bazen, kâh – kâh
teils – teilsbazen – bazen
ob – obolsun – olsun
sei es - sei esgerek – gerek, ister – ister

“zwar – aber” bağlacında “aber” yerine “doch, jedoch, dennoch, trotzdem ve allerdings” bağlaçları da kullanılabilir.

“nicht nur – sondern auch” bağlaçlarında özne nitelenirse iki nesneden bahsedilmesine rağmen söz konusu olan kelime çoğul olmadığı sürece fiil tekil çekimlenir.

“je – desto / umso” bağlaçlarında cümlenin birinci bölümünde fiil sonda (Endstellung), ikinci bölümde ise özneden önce (Umstellung) yer alır. “je” ve “desto” kelimelerinden sonra kullanılan sıfatlar Komparativ haldedir.

“so – so” bağlacı yapı olarak “je – desto / umso” bağlacına benzer. “je” ve “desto” kelimelerinden sonra sıfatlar Komparativ olmasına rağmen “so – so” bağlacından sonra sıfatlar yalın haldedir. “so – so” bağlacı zıtlık belirtir.

“sei es – sei es” yapısında özne çoğul olursa “seien es – seien es” olarak kullanılır.

Beispiele (Örnekler)

In Trabzon ist das Wetter teils sonnig, teils bewölkt.Trabzon’da hava bazen güneşli bazen bulutlu.

  • Einerseits ist mein Leben wie ein Film, andererseits wie ein Foto.

(Hayatım bir taraftan film gibi diğer taraftan bir resim gibi.)

  • Je mehr ich laufe, umso lebhafter fühle ich mich.

(Ne kadar koşarsam kendimi o kadar canlı hissediyorum.)

  • Je mehr ich laufe, desto lebhafter bin ich.

(Ne kadar koşarsam kendimi o kadar canlı hissediyorum.)

Hazırlayan: , Almanca Öğretmeni · Son güncelleme:

Kaynak: minaaraf.com/dilbilgisi/konjunktionen/ · Hazırlayan: Fatih Ün, minaaraf.com · Kullanım şartları: minaaraf.com/kullanim-sartlari/