Modalverben (Tarz Fiiller)
Şimdiki zamana göre Modalfiillerin çekimleri tablodaki gibidir.
| können | wollen | möchten | müssen | sollen | dürfen | mögen | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| ich | kann | will | möchte | muss | soll | darf | mag |
| du | kannst | willst | möchtest | musst | sollst | darfst | magst |
| er - sie - es | kann | will | möchte | muss | soll | darf | mag |
| wir | können | wollen | möchten | müssen | sollen | dürfen | mögen |
| ihr | könnt | wollt | möchtet | müsst | sollt | dürft | mögt |
| sie | können | wollen | möchten | müssen | sollen | dürfen | mögen |
| Sie | können | wollen | möchten | müssen | sollen | dürfen | mögen |
Modal fiillerin birinci, ikinci ve üçüncü tekil şahıslarda çekimleri genel kurallardan farklıdır. Birinci ve üçüncü tekil şahısların fiil çekimi aynıdır.
Modal fiil ile cümle kurulurken modalfiil özneye göre çekimlenir, ana fiil cümlenin sonuna mastar olarak getirilir.
Ich kann sehr gut Tischtennis spielen.Çok iyi masa tenisi oynayabilirim.
Wir wollen Musik hören.Müzik dinlemek istiyoruz.
Man darf hier nicht rauchen.Burada sigara içilmez.
- Er muss nach Hause gehen. (Eve gitmek zorunda.)
Was willst du machen?Ne yapmak istiyorsun?
Modalfiiller tek başlarına da kullanılabilir.
Ich mag Manisa.Manisa'yı seviyorum.
Ich kann Deutsch.Almanca biliyorum.
Modalfiillerin Almancadaki zamanlara göre kullanımları
können: -ebilmek
- Olanak, olasılık veya fırsat ifadelerinde
- Beceri ifadelerinde
- Tahmin ifadelerinde
- İzin ifadelerinde kullanılır.
Präsens
Er kann sehr gut Deutsch sprechen.O çok iyi Almanca konuşabiliyor.
Kann ich Ihnen helfen?Size yardım edebilir miyim?
Sie kann Klavier spielen.O piyano çalabilir.
- Wer nicht ins Kino gehen will, kann zu Hause bleiben.
Präteritum
Er konnte sehr gut Deutsch sprechen.O çok iyi Almanca konuşabiliyordu.
Sie konnte Klavier spielen.O piyano çalabiliyordu.
Gestern war es sonnig. Wir konnten Picknick machen.Dün hava güneşliydi. Piknik yapabildik.
Perfekt
Perfekt ve Plusquamperfekt zamanlarında yardımcı fiil olarak her zaman "haben" fiili kullanılır. Asıl fiil ve modalfiil cümlenin sonunda yer alır. Bu kural bütün modalfiillerin Perfekt ve Plusquamperfekt yapıları oluşturulmasında geçerlidir. "haben" yardımcı fiili Plusquamperfektte "hatten" olarak çekimlenir.
Perfekt: haben + Verb + Modalverb
Plusquamperfekt: hatten + Verb + Modalverb
Er hat sehr gut Deutsch sprechen können.O çok iyi Almanca konuşabiliyordu.
Sie haben Klavier spielen können.Onlar piyano çalabiliyordu.
Plusquamperfekt
Er hatte sehr gut Deutsch sprechen können.O çok iyi Almanca konuşabilmişti.
Sie hatten Klavier spielen können.Onlar piyano çalabilmiştiler.
Futur
Gelecek zamanda yardımcı fiil olarak her zaman "werden" fiili kullanılır. Asıl fiil ve modalfiil cümlenin sonunda yer alır.
Futur: werden + Verb + Modalverb
Er wird sehr gut Deutsch sprechen können.O çok iyi Almanca konuşabilecek.
Sie werden Klavier spielen können.Onlar piyano çalabilecekler.
wollen: istemek
- Arzu, İstek ifadelerinde,
- Amaç, Niyet ifadelerinde kullanılır.
Präsens
Ich will mit dir reden.Seninle konuşmak istiyorum.
Sie will nach Deutschland fahren.Almanya'ya gitmek istiyor.
Willst du zu Hause bleiben?Evde kalmak mı istiyorsun?
Präteritum
Ich wollte mit dir reden.Seninle konuşmak istiyordum.
Sie wollte nach Deutschland fahren.Almanya'ya gitmek istiyordu.
Wolltest du zu Hause bleiben?Evde kalmak mı istiyordun?
Perfekt
Ich habe mit dir reden wollen.Seninle konuşmak istiyordum.
Sie haben nach Deutschland fahren wollen.Almanya'ya gitmek istiyorlardı.
Hast du zu Hause bleiben wollen?Evde kalmak mı istiyordun?
Plusquamperfekt
Ich hatte mit dir reden wollen.Seninle konuşmak istemiştim.
Sie hatten nach Deutschland fahren wollen.Almanya'ya gitmek istemişlerdi.
Hattest du zu Hause bleiben wollen?Evde kalmak mı istemiştin?
Futur
Ich werde mit dir reden wollen.Seninle konuşmak isteyeceğim.
Sie werden nach Deutschland fahren wollen.Almanya'ya gitmek isteyecekler.
Wirst du zu Hause bleiben wollen?Evde kalmak mı isteyeceksin?
müssen: zorunda olmak, mecbur olmak, -meli, -malı
Präsens
Wir müssen vorsichtig sein.Dikkatli olmalıyız.
Ihr müsst die Hausaufgaben machen.Ev ödevlerini yapmak zorundasınız.
Ich muss früh aufstehen.Erken kalkmalıyım.
Präteritum
Wir mussten vorsichtig sein.Dikkatli olmalıydık.
Ihr musstet die Hausaufgaben machen.Ev ödevlerinizi yapmak zorundaydınız.
Ich musste früh aufstehen.Erken kalkmalıydım.
Perfekt
Wir haben vorsichtig sein müssen.Dikkatli olmalıydık.
Ihr habt die Hausaufgaben machen müssen.Ev ödevlerinizi yapmak zorundaydınız.
Ich habe früh aufstehen müssen.Erken kalkmalıydım.
Plusquamperfekt
Wir hatten vorsichtig sein müssen.Dikkatli olmuş olmalıydık.
Ihr hattet die Hausaufgaben machen müssen.Ev ödevlerinizi yapmış olmalıydınız.
Ich hatte früh aufstehen müssen.Erken kalkmış olmalıydım.
Futur
Wir werden vorsichtig sein müssen.Dikkatli olmak zorunda olacağız.
Ihr werdet die Hausaufgaben machen müssen.Ev ödevlerinizi yapmak zorunda olacaksınız.
Ich werde früh aufstehen müssen.Erken kalkmak zorunda olacağım.
NOT: "müssen" niteleme eylemi Türkçedeki gereklilik kipinin tüm işlevlerini yerine getirir. Buna göre aşağıdaki cümleyi şu şekillerde Türkçeye çevirmek mümkündür.
Ich muss jetzt Deutsch lernen.
(Şimdi Almanca çalışmalıyım.)
(Şimdi Almanca çalışmam gerekiyor.)
(Şimdi Almanca çalışmam lazım.)
(Şimdi Almanca çalışmam icap eder.)
(Şimdi Almanca çalışmak mecburiyetindeyim.)
(Şimdi Almanca çalışmak zorundayım.)
(Şimdi Almanca çalışmak zorunda kalıyorum.)
sollen: zorunda olmak, -meli, -malı
NOT: "sollen" modalfiilinin Türkçe karşılığı da gereklilik kipi olduğundan sık sık "müssen" modal fiili ile karıştırılıyor.
"müssen" modalfiili bir eylemin yapılmasının gerekliliğini ifade ederken, "sollen" modalfiili sadece tavsiye niteliğindedir.
- Tavsiye ifadelerinde,
- Duyulan, öğrenilen bir hususun bir başkasına aktarımında kullanılır
Präsens
Sie sollen nicht drei Tassen Kaffee trinken.Üç fincan kahve içmemelisiniz.
Er soll früh ins Bett gehen.Erkenden yatağa gitmeli.
Du sollst nicht den Müll auf den Boden werfen.Çöpü yere atmamalısın.
Präteritum
Sie sollten nicht drei Tassen Kaffee trinken.Üç fincan kahve içmemeliydiniz.
Er sollte früh ins Bett gehen.Erkenden yatağa gitmeliydi.
Du solltest nicht den Müll auf den Boden werfen.Çöpü yere atmamalıydın.
Perfekt
Sie haben nicht drei Tassen Kaffee trinken sollen.Üç fincan kahve içmemeliydiniz.
Er hat früh ins Bett gehen sollen.Erkenden yatağa gitmeliydi.
Du hast nicht den Müll auf den Boden werfen sollen.Çöpü yere atmamalıydın.
Plusquamperfekt
Sie hatten nicht drei Tassen Kaffee trinken sollen.Üç fincan kahve içmemeniz gerekmişti.
Er hatte früh ins Bett gehen sollen.Erkenden yatağa gitmesi gerekmişti.
Du hattest nicht den Müll auf den Boden werfen sollen.Çöpü yere atmaman gerekmişti.
Futur
Sie werden nicht drei Tassen Kaffee trinken sollen.Üç fincan kahve içmemeniz gerekecek.
Er wird früh ins Bett gehen sollen.Erkenden yatağa gitmesi gerekecek.
Du wirst nicht den Müll auf den Boden werfen sollen.Çöpü yere atmaman gerekecek.
dürfen: -ebilmek (izinli olmak)
"dürfen" modalfiili ile kurulan cümlelerde öznenin yapılan iş için izinli olduğu anlaşılır. "dürfen"li modalfiil Türkçeye çevrilirken "ebilmek" anlamında çevrilir. "können" modalfiili ile karıştırılmamalıdır.
Darf ich hier rauchen? (Burada sigara içebilir miyim?) (Sigara içmeme izin verir misiniz?)
Hier dürfen Sie nicht rauchen. (Burada sigara içemezsiniz.) (Burada sigara içmeye izniniz yok)
Er darf Auto fahren.O araba kullanabilir.
(Arabanın sahibinden - babası, amcası, annesi, teyzesi vs. - kişinin izin aldığı anlaşılır.)
Er kann Auto fahren.O araba kullanabilir. (Bu cümlede yetenekten bahsedilmektedir. Yukarıdaki cümle ile karıştırılmamalıdır.)
Präsens
- Wir dürfen ins Kino gehen. (Sinemaya gidebiliriz.)
Ich darf am Computer spielen.Bilgisayarda oynayabilirim.
Du darfst nicht ausgehen.Dışarı çıkamazsın.
Präteritum
Wir durften ins Kino gehen.Sinemaya gidebildik.
Ich durfte am Computer spielen.Bilgisayarda oynayabildim.
Du durftest nicht ausgehen.Dışarı çıkamadın.
Perfekt
Wir haben ins Kino gehen dürfen.Sinemaya gidebildik.
Ich habe am Computer spielen dürfen.Bilgisayarda oynayabildim.
Du hast nicht ausgehen dürfen.Dışarı çıkamadın.
Plusquamperfekt
Wir hatten ins Kino gehen dürfen.Sinemaya gidebilmiştik.
Ich hatte am Computer spielen dürfen.Bilgisayarda oynayabilmiştim.
Du hattest nicht ausgehen dürfen.Dışarı çıkamamıştın.
Futur
Wir werden ins Kino gehen dürfen.Sinemaya gidebileceğiz.
Ich werde am Computer spielen dürfen.Bilgisayarda oynayabileceğim.
Du wirst nicht ausgehen dürfen.Dışarı çıkamayacaksın.
mögen: hoşlanmak, beğenmek, sevmek
Ich mag Fußball.Futbolu seviyorum.
Wir mögen schwimmen.Yüzmeyi seviyoruz.
Er mag Zübeyde.Zübeyde'den hoşlanıyor.
Präsens
Ich mag Schule.Okulu seviyorum.
Du magst Rockmusik.Rock müziği seviyorsun.
- Sie mögen Kaffee. (Kahveyi seviyorsunuz.)
Präteritum
Ich mochte Schule.Okulu seviyordum.
Du mochtest Rockmusik.Rock müziği seviyordun.
- Sie mochten Kaffee. (Kahveyi seviyordunuz.)
Perfekt
Ich habe Schule gemocht.Okulu seviyordum.
Du hast Rockmusik gemocht.Rock müziği seviyordun.
- Sie haben Kaffee gemocht. (Kahveyi seviyordunuz.)
Plusquamperfekt
Ich hatte Schule gemocht.Okulu sevmiştim.
Du hattest Rockmusik gemocht.Rock müziğini sevmiştin.
Sie hatten Kaffee gemocht.Kahveyi sevmiştiniz.
Futur
Ich werde Schule mögen.Okulu seveceğim.
Du wirst Rockmusik mögen.Rock müziğini seveceksin.
- Sie werden Kaffee mögen. (Kahveyi seveceksiniz.)
möchten: istemek
NOT: "möchten" "mögen" modalfiilinin "Konjunktiv" halidir. Sadece şimdiki zamanda "istemek" anlamında kullanılır. Geçmiş zaman için "möchten" yerine "wollen" modalfiili kullanılır.
Präsens
Ich möchte zu Hause bleiben.Evde kalmak istiyorum.
Möchten Sie eine Tasse Tee trinken?Bir fincan çay içmek ister misiniz?
Sie möchte Deutsch lernen.Almanca öğrenmek istiyor.
Hazırlayan: Fatih Ün, Almanca Öğretmeni · Son güncelleme: